ESKİŞEHİR’DE AĞAÇLANDIRMA, EROZYON ÖNLEME MER’A İSLÂHI VE BALTALIK İSLÂHI ÇALIŞMALARI

ESKİŞEHİR’DE AĞAÇLANDIRMA, EROZYON ÖNLEME MER’A İSLÂHI VE BALTALIK İSLÂHI ÇALIŞMALARI

AFFORESTATION, EROSION PREVENTATION, REHABILITATION OF PASTURE AND COPPICE LAND STUDIES

Cemâl Karakurt – Ender Tuncer – Onur Metin – M. Doğan Kantarcı

ÖZET
Eskişehir çevresinde ve Sakarya Vadisinde bozuk ve çalılaşmış orman alanlarında toprak koruma ve ağaçlandırma  çalışmalarına 1945 yılında başlanmış, bu çalışmalar 1973 yılından itibaren daha yaygın olarak devam ettirilmiştir.  Ağaçlandırma ve toprak koruma çalışmalarının yanında mer’a islâhı çalışmaları ve bozuk baltalıkların  canlandırılması/islâhı çalışmaları da yapılmıştır.

Toplam 76 proje ile 36 357 ha’lık alanda çalışılmıştır. Bu alanın % 71,6’sı (26 021,5 ha) ağaçlandırma, % 19,7’si  (7 161,5 ha) toprak koruma, % 2,4’ü (866,0 ha) mer’a islâhı ve % 6, 3’ü (2 308 ha) tamamlama çalışmalarını  kapsamaktadır. Ağaçlandırma ve toprak koruma alanlarının toplamı 33 183 ha’dır. Tamamlama çalışması yapılan alan  kayıtlarda 2 308 ha olarak görünmektedir.

Anahtar kelimeler: Eskişehir, kurak bölge, erozyon, ağaçlandırma.

.Eskişehirde ağaçlandırma-C.Karakurt,E.Tuncer,O.Metin,M.D.Kantarcı

ESKİŞEHİR ÇENGEL TEPE VE KIZILCAHAMAM KARGASEKMEZ AĞAÇLANDIRMALARINDA KARAÇAMIN BOY GELİŞMESİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

ESKİŞEHİR ÇENGEL TEPE VE KIZILCAHAMAM KARGASEKMEZ AĞAÇLANDIRMALARINDA

KARAÇAMIN BOY GELİŞMESİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

A COMPARISON OF DEVELOPMENT OF THE PINUS NIGRA HEIGHT FOR CENGEL HILL-ESKISEHIR AND KIZILCAHAMAM -KARGASEKMEZ AFFORESTATION

M. Doğan Kantarcı – Ender Tuncer – Cemâl Karakurt

ÖZET
İç Anadolu Bölgesinde kurak iklim etkisi altında, toprağın erozyona uğradığı ve taşlılığın arttığı iki farklı yörede yapılmış olan ağaçlandırmalarda Karaçamın (Pinus nigra) geliĢmesi incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Kızılcahamam – Kargasekmez ağaçlandırması yakacak odun için aĢırı kesimler ve devamlı bir otlatma ile tahrip  edilmiş, çalılaştırılmış ve oldukça seyrelmiş olan Tüylü Meşe (Quercus pubescens) alanıdır. EskiĢehir’de Orman  Fidanlığının güneyindeki Çengel Tepe’deki orman da aşırı kesimler ve otlatmalar sonucunda çalılaşmış,  seyrelmiş, toprak taşınmış, sığlaşmış ve taşlılık artmıştır. Her iki ağaçlandırma alanında farklı anakayalardan  oluşmuş, orta derin ve taşlı topaklarda yetiştirilen karaçamların 25 yaşında 4,0-5,5 m arasında boylara  ulaşabilmiş olmaları iklimin kuraklığı ve topraktaki su yetersizliğinin daha etkili bir yetişme ortama faktörü  olduğunu sayısal olarak ortaya koymaktadır. Kurak iklim şartları altında karaçam ile alınan bu büyüme  sonucunun ve elde edilen kısa sürgünlü, dolayısı ile sık budaklı ağaçların kalitesinin ağaçlandırma yatırımı için  ekonomik bakımdan yeterli olmadığı öne sürülebilir. Ancak erozyon durdurulmuş ve kalan toprak korunmuştur.  Asıl amacın toprağın taşınmasını önlemek olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Anahtar kelimeler: Orman tahribi, Kuraklık, erozyon, karaçam, ağaçlandırma

Kargasekmez-Çengel Tepe ağaçl.M.D.Kantarcı,E.Tuncer,C.Karakurt

DERBENT (MOR BEL) VE HASAN DAĞI (YENİPINAR) AĞAÇLANDIRMALARINDA SARIÇAMIN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

DERBENT (MOR BEL) VE HASAN DAĞI (YENİPINAR) AĞAÇLANDIRMALARINDA SARIÇAMIN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

GROWTH RELATIONSHIPS OF PINUS SILVESTRIS FOR AFFORESTATIONS OF DERBENT (MOR BEL)- HASAN MOUNTAIN (YENIPINAR)

M. Doğan Kantarcı – M. BarıĢ Uzun – Bayram Kaçar

ÖZET
Konya Havzasının batısındaki Derbent ağaçlandırma alanında Mor Bel’de 1995-96 yıllarında ve  kuzey doğusunda Hasan Dağının kuzey bakılı yamacında Yenipınar Köyü yukarısındaki  ağaçlandırmada ise 2001 yılında Sarıçam (Pinus silvestris) ile geniŞ alanda ağaçlandırma yapılmıŞtır.  Ülkemizde Sarıçamın doğal yayılış sınırının güneyde Yozgat-Akdağ’a (Akdağmadeni)ulaştığı, burada  1000-2230 m yükseltiler arasında orman kurduğu, ayrıca Kayseri’de Pınarbaşı’nın güneyine kadar  (38º 34’ kuzey enlemi) inebildiği bildirilmiştir (F.Saatçioğlu 1976). Derbent – Mor bel 38º 00’ , Hasan  Dağının kuzey yamacındaki ağaçlandırma alanı 38º 10’ kuzey enleminde bulunmaktadır. Enlemlere  bakılarak Sarıçam ile her iki ağaçlandırma alanında da 1500-1900 m yükseltiler arasında orman  yetiştirilmesi mümkün görülmüştür.
Anahtar kelimeler: İç Anadolu, sarıçam, ağaçlandırma

İç Anadolu sarıçam ağaçlandırma-M.D.Kantarcı,B.Uzun,B.Kaçar

NİĞDE YEŞİLKUŞAK AĞAÇLANDIRMASINDA KARAÇAM VE SEDİRİN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

NİĞDE YEŞİLKUŞAK AĞAÇLANDIRMASINDA KARAÇAM VE SEDİRİN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

GROWTH RELATIONSHIPS OF PINUS NIGRA AND CEDRUS LIBANI FOR AFFORESTATIONS OF NIGDE-YESILKUSAK

M. Doğan KantarcI –  Turgut Koçak

ÖZET
Niğde İli’nin güney batısı Pozantı Dağı Kütlesi (2689 m), kuzey doğusu Melendiz Dağlık Kütlesi (2936 m)  ile kuşatılmıştır. Bor-Niğde oluğu güney batıda 1100 m yükseltili Bor Ovası’ndan başlayıp, 1250 m yükseltili  Niğde’den kuzey doğudaki Konaklı (Misli) Ovası’na kadar uzanmaktadır. Bu oluk boyunca esen (güneybatı dan  gelen) lodos rüzgârları önemli toz fırtınalarına dönüşmektedirler. Niğde çevresindeki alçak arazinin  ağaçlandırılıp, bir orman kuşağı (Yeşil kuşak) oluşturulması ve yakın mesafeli toz fırtınalarının önlenmesi  gerekmiştir. Yapılan ağaçlandırmalarda Karaçam (Pinus nigra) ile Sedir (Cedrus libani) yaygın olarak  kullanılmıştır.
Anahtar kelimeler : Kurutucu rüzgâr, rüzgâr erozyonu, ağaçlandırma.

İVRİZ BARAJI AĞAÇLANDIRMASINDA KARAÇAM İLE SEDİRİN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

İVRİZ BARAJI AĞAÇLANDIRMASINDA KARAÇAM İLE SEDİRİN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

M. Doğan Kantarcı – Ertuğrul Kurt – Ertan Koyuncu

GROWTH RELATIONSHIPS OF PINUS NIGRA AND CEDRUS LIBANI  FOR AFFORESTATIONS OF IVRIZ DAM

ÖZET
Konya Havzasının doğu bölümündeki Konya Ereğlisi Havzası kendisine özgü ayrı bir havza niteliğindedir. Güneyindeki Toros Dağları ile kuzeyindeki Karaca Dağ ve Hasan Dağ kütleleri arasında yer alan Konya  Ereğlisi’nin taban arazisi ve Akgöl Sazlıkları 1040-1050 m yükseltidedir. Ereğli Havzasının güneyindeki İvriz  Barajı sulu tarım için çok önemlidir. Ereğli İlçesinde 110 000 ha olan tarım alanının 70 000 ha’ında kuru tarım,  40 000 ha’ında sulu tarım yapılmaktadır. Sulu tarım için su İvriz Barajı ile sayıları yaklaşık 4000’e ulaşmış olan  kuyulardan sağlanmaktadır. Kuyuları besleyen yer altı suyu düzeyi giderek düşmektedir. Toros Dağlarının  ağaçlandırılması; yağış sularının sellere dönüşmesini önleyecek, barajın materyal ile dolmaktan korunmasını,  yağış sularının toprağa emdirilerek barajı ve yeraltı sularını beslemesini sağlayacaktır. Dağlarda yetiştirilecek  ormanlar ile otlak alanlarında kurulacak rüzgâr perdeleri; kurak yaz mevsiminde hızı 90-100 km/saate ve süresi  24-60 saate ulaşan GB (Lodos) fırtınalarının dağlardaki toprakları taşıyıp, toz ve kum fırtınalarına dönüşmesini  de önleyecektir. İvriz Barajı Havzasındaki orman ağaçlandırmaları da yamaç arazide yapılacak  ağaçlandırma/orman yetiştirme çalışmaları için değerli bir örnektir.
Anahtar kelimeler : İvriz barajı, yer altı suyu, kireç taşı, karstik arazi, ağaçlandırma.

İvriz Barajı Ağaçlandırması-M.D.Kantarcı, E.Kurt, E.Koyuncu

DERBENT-ALTINAPA BARAJI HAVZASI-BOZ DAĞ-KARAPINAR AĞAÇLANDIRMALARINDA KARAÇAM İLE SEDİRİN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

DERBENT-ALTINAPA BARAJI HAVZASI-BOZ DAĞ-KARAPINAR AĞAÇLANDIRMALARINDA KARAÇAM İLE SEDİRİN BÜYÜME İLİŞKİLERİ

M. Doğan Kantarcı  – Yusuf Z. Ergene –  İsmail E. Çakıroğlu –  Bayram Kaçar

GROWTH RELATIONSHIPS OF PINUS NIGRA AND CEDRUS LIBANI  FOR AFFORESTATIONS OF IVRIZ DAM

ÖZET Konya Havzasında Derbent, Altınapa Barajı Havzası (Konya Kent Ormanı), Boz Dağ (Polis Ormanı), Karapınar kumul önleme ağaçlandırmalarında Karaçam (Pinus nigra ) ile Sedir (Cedrus libani) yaygın olarak yetiştirilmşştir. Bu ağaçlandırma alanlarındaki farklı yetişme ortamı özelliklerine göre üst boydaki karaçam ile sedir ağaçlarının boylanması ve ulaştıkları 1,3 m çapları ölçülerek bir ön araştırma çerçevesinde değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler : Konya Havzası, ağaçlandırma , Pinus nigra, Cedrus libani, boy, çap.

Konya Hvz.Sedir ve Karaçam ağçlandırma.-M.D.Kantarcı vd.

İÇ ANADOLU’DA ORTALAMA SICAKLIK VE YAĞIŞ DEĞERLERİNDEKİ DÖNEMSEL DEĞİŞİMLERİN EKOLOJİK DEĞERLENDİRMESİ

İÇ ANADOLU’DA ORTALAMA SICAKLIK VE YAĞIŞ DEĞERLERİNDEKİ DÖNEMSEL DEĞİŞİMLERİN EKOLOJİK DEĞERLENDİRMESİ

ÖZET
İç Anadolu’daki 17 meteoroloji istasyonundan 14 tanesi 875 – 1070 m arasında bulunmaktadırlar. Diğer 3  meteoroloji istasyonu; Niğde (1208 m), İç Anadolu sınırında sayılan Ulukışla (1451 m) ve Hadim (1500 m) yer almaktadırlar. İç Anadolu meteoroloji istasyonlarının ölçmeleri ancak alçak arazinin iklim değerlendirmeleri için kullanılabilir. Orman ağaçlandırmalarının yaygınlaştığı yüksek arazideki yağıĢ / sıcaklık ilişkilerinin belirlenmesi için meteoroloji istasyonlarının ölçmelerinden interpolasyonlar yapmak yeterli olamaz. Bu konuda başka yöntemleri geliştirmek gerekmektedir.
Anahtar kelimeler: İklim değişikliği, buharlaşma, terleme, ekolojik etkiler

2010-2. İç Anadoluda iklim değişimi-M.D.Kantarcı

İÇ ANADOLU’DA – KONYA HAVZASINDA ARAZİ KULLANIMI SINIFLANDIRMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI VE YÜKSELTİ / İKLİM KUŞAKLARINA GÖRE ORMAN / OTLAK / TARIM ALANLARI İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

İÇ ANADOLU’DA – KONYA HAVZASINDA ARAZİ KULLANIMI SINIFLANDIRMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI VE YÜKSELTİ / İKLİM KUŞAKLARINA GÖRE ORMAN / OTLAK / TARIM ALANLARI İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SEMPOZYUMU HAZİRAN 2010

ÖZET
İç Anadolu Bölgesi; Eskişehir, Afyonkarahisar, Ankara, Yozgat, Sivas, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde, Karaman ve Konya illeri olmak üzere toplam 18 996 232 ha’lık alanı kapsamaktadır. Konya Havzası 5 426 980 ha’lık alanı kapsamaktadır (Toprak Su 1978). Bu havzada; Konya (eski alanı 4 646 985 ha),  Karaman, Niğde, Aksaray ve Ankara illerinin arazisi bulunmaktadır. Toprak Su 1978 verilerine göre Konya Havzasında;  Tarım alanları % 43,6, Çayır ve mer’a alanları % 34.5, orman alanları % 11.62 (orman alanı % 8.37+çalılaştırılmış orman % 3.25), kayalıklar % 4.55, kumullar % 0.45, yerleşim alanları % 0.70, su yüzeyleri % 4.9 olarak ayırtedilmiştir.  Konya Havzası Corin sınıflandırma sistemine göre de sınıflandırılmıştır (2000). Bu sınıflandırmada Konya Havzasının  alanı 5307942.75 ha olarak belirlenmiştir (Fark -% 2.24 uydu görüntüsü/harita vb.). Corin yöntemine göre yapılan  sınıflandırmada; havzadaki tarım alanları % 41.21, çayır ve mer’a alanları % 12.63, orman alanları % 33.56 (orman alanı  % 3.37, çalılaşmış orman görünümündeki alan % 30,19), kayalık, moloz, kumul ve tuzlanmış arazi toplamı % 3,89,  yerleşim ve sanayi alanları % 0.62, maden alanları (çoğunluğu taş ocağı) % 0,16, su yüzeyleri (bataklıklar dahil) % 7,18  olarak belirlenmiştir. Eski ve yeni arazi sınıflandırmaları; tuzlanma vd. bazı olumsuz gelişmelerin yanında, orman  ağaçlandırmalarının ve korunan meşe baltalıklarının geliştiğini ve orman alanlarının genişlediğini göstermiştir. İç  Anadolu’nun farklı yükselti/iklim kuşaklarında ormanların yetiştirilebilmesi ve rüzgâr perdelerinin tesis edilebilmesi için  önemli bir bilgi birikimi sağlanmıştır..

2010-1. İç Anadolu arazi sınıfl.-yükselti-iklim kuşakları-M.D.Kantarcı

2010-2. İç Anadoluda iklim değişimi-M.D.Kantarcı

ISINMA VE KURAKLAŞMA SÜRECİNDE İÇ ANADOLU’DA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ORMANLARIN, AĞAÇLANDIRMALARIN, RÜZGÂR PERDELERİNİN ÖNEMİ

ISINMA VE KURAKLAŞMA SÜRECİNDE İÇ ANADOLU’DA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ORMANLARIN, AĞAÇLANDIRMALARIN, RÜZGÂR PERDELERİNİN ÖNEMİ

ÖZET
Dünya’daki iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkisi giderek belirginleşmektedir. Meteoroloji  istasyonlarımızın ölçmelerini “Dönemsel değerlendirme yöntemi” ile incelediğimizde, Türkiye’deki  ısınma/kuraklaşma sürecini daha iyi kavramak mümkün olmaktadır. Özellikle iç Anadolu Bölgesi’ndeki  dönemsel sıcaklık artışı ve yağış azalması; “kuraklık sürecini” “çölleşme sürecine” dönüştürecek ölçektedir. İç Anadolu’nun geniş tarım ve otlak alanlarında kurak dönemde toprakların ince bölümleri (ince kum, toz ve kil)  rüzgârla taşınmaktadır. Aşırı buharlaşma toprakların tuzlanmasına ve tuzlu alanların genişlemesine sebep olmaktadır. Göller kurumaktadır…

İÇ ANADOLU’DA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ORMANLARIN, AĞAÇLANDIRMALARIN, RÜZGÂR PERDELERİNİN ÖNEMİ

TAŞAĞIL – SERİK (ANTALYA) ORMAN YANGINI (31.7.2008 – 4.8.2008) VE YANGIN SONRASI ÖNGÖRÜLEN İŞLEMLER ÜZERİNE EKOLOJİK DEĞERLENDİRMELER

TAŞAĞIL – SERİK (ANTALYA) ORMAN YANGINI (31.7.2008 – 4.8.2008) VE YANGIN SONRASI ÖNGÖRÜLEN İŞLEMLER ÜZERİNE EKOLOJİK DEĞERLENDİRMELER

I. ORMAN YANGINLARI İLE MÜCADELE SEMPOZYUMU

 

ÖZET
Antalya’da Taşağıl Orman İşletmesi’nin Karabük köyünde elektrik telinin yere değmesi ile anızda  çıkan yangın, ormana ulaşmış ve 22 133,5 ha’lık alan (izdüşüm alanı) yanmış veya yangından  etkilenmiştir. Bu alanın 15 795.0 ha’ı orman alanı olarak belirlenmiştir. Arazi eğimi (ortalama % 80)  göz önüne alındığında yanan gerçek orman alanı % 1.28 oranında daha fazla olup, 20 217.6 ha olarak  hesaplanmaktadır.

2009-1.Taşağıl-Serik yangın bildirisi

2009-2. Taşağıl-Serik yangını 31.7.-5.8.2008-OMO Derg. Makale

BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA MÜDÜRLÜĞÜ 50.YIL ETKİNLİĞİ “BİLDİRİLER”

BATI AKDENİZ ORMANCILIK ARAŞTIRMA MÜDÜRLÜĞÜ 50.YIL ETKİNLİĞİ “BİLDİRİLER”

TÜRKİYE’NİN BATI AKDENİZ BÖLÜMÜ ORMANLARI VE BAZI ÖNEMLİ SORUNLAR

ÖZET
Türkiye‟nin Batı Akdeniz Bölümü; batıda Dalaman Çayından, doğuda Anamur
Burnu / Tatlısu Nehri Vadisine kadar uzanır. Kuzeyde Göller Bölümü ile İç Anadolu Bölgesi
Batı Akdeniz Bölümünü sınırlar.
Batı Akdeniz Bölümünün ekolojik bakımdan üç yetişme ortamı bölgesine ayırt edilmesi
gerekir.
1) Batı Akdeniz Yetişme Ortamı Bölgesi
2) Batı Akdeniz iç Yetişme Ortamı Bölgeleri Grubu
3) Batı Akdeniz Ardı (Batı Toros Ardı) Yetişme Ortamı Bölgesi
Batı Akdeniz Bölümü ile bağlantılı olduğundan Göller Bölümü de bütünlüğü sağlamak
için birlikte ele alınmıştır.

TÜRKİYE’NİN BATI AKDENİZ BÖLÜMÜ ORMANLARI VE BAZI ÖNEMLİ SORUNLAR

İSKENDERUN VE MERSİN KÖRFEZLERİ İLE ÇEVRESİNDE HAVA KÜTLELERİNİN HAREKETLERİ VE SOĞUK HAVA ÇÖKELMESİ İLE KİRLİ HAVA YAYILMASI OLAYLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME

İSKENDERUN VE MERSİN KÖRFEZLERİ İLE ÇEVRESİNDE HAVA KÜTLELERİNİN HAREKETLERİ VE SOĞUK HAVA ÇÖKELMESİ İLE KİRLİ HAVA YAYILMASI OLAYLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME

M. Doğan KANTARCI –  Orhan ŞEN

ÖZET
İskenderun Körfezi Doğu Akdeniz’in kuzey doğu ucundaki konumundan dolayı, bir yandan Akdeniz üzerinden gelen hava kütlelerinin, bir yandan da çevresindeki yüksek dağlık arazinin ve Çukurova’nın etkisi altında bulunmaktadır. Özellikle yüksekten gelen soğuk hava kütleleri ile, Akdeniz üzerinde ısınıp yükselen sıcak hava kütlelerinin karşılaşması, sıcak çekirdekli siklonların
oluşmasını da sağlamaktadır. Ancak yüzey rüzgârlarının Körfezi bir at nalı gibi çevreleyen dağlık arazinin etkisi altında yönlenmesi, çevredeki sanayi tesisleri, yerleşim alanları ve motorlu araçlardan kaynaklanan havayı kirletici gazlar ile sera (buzlu cam) etkisi yapıcı gazların da Körfez ve Çukurova çevresinde yoğunlaşmasına sebep olmaktadır. Gündüz ısınma ile artan hava neminin, gece soğuma ile deniz ve dağ meltemlerine sebep olmaktadır. Gece dağ meltemleri ile yalı arazisine akan soğuk hava çökelmektedir (Inversion) . Çökelen soğuk hava kirletici gazlar ile zenginleşmekte, ertesi gün buzlu cam etkisi yapmaktadır. Yapılan incelemede;
(1) Rüzgârların esiş yönleri üzerinde dağlık arazi önemli etkiler yapmaktadır.
(2) Yüzey rüzgârları mevsimlere göre değişmektedir. Kış mevsiminde genellikle kuzey yönlerden esen yüzey rüzgârları, ilk yazdan sonbaharın ortasına kadar güneybatı ve güney yönlerden
daha fazla esmektedirler.
(3) Derin vadiler Anadolu Yaylasında oluşan serin / soğuk ve kuru havanın Akdenize akmasını  sağlamaktadırlar.
(4)………..