TÜRKİYE’DE ÇALILAŞTIRILMIŞ ORMANLAR SORUNUNA EKOLOJİ AÇISINDAN BAKIŞ

TÜRKİYE’DE ÇALILAŞTIRILMIŞ ORMANLAR SORUNUNA
(MAKİ, FRİGANA, GARİG, FUNDALIKLAR, MEŞE ÇALILIKLARI VD.)
EKOLOJİ AÇISINDAN BAKIŞ

Prof. Dr. M. DOĞAN KANTARCI

TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ YAYINLARI
ANKARA – 2008

Eğitim Dizisi : 5

ÖNSÖZ
Orman ağaçları ve onların altında yetişen çalı türleri ile ot türleri yosunlar, likenler “ormanın tür bileşimi”  olarak bitki toplumlarını oluştururlar. Orman ağaçlarının yok edilmesi, çalı türlerinin ve çalılaştırılmış olan ağaç  türlerinin alanı kaplamasına sebep olur. insanın etkisi ile gelişen bu çalılaşma/çalılaştırma süreci hukuki tartışmalara ve düzenlemelere yol açmıştır. Siyasi iktidarlar ise oy aldıkları halkın isteklerine göre çalılaşmış orman alanlarını orman saymamak ve yandaş kitlesi oluşturmak için halka açmak veya sözüm ona Devlet Hazinesine gelir sağlamak amacı ile satmak gibi yanlış işlemlere girişmişlerdir. “Devlet’in hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler” kapsamına giren ormanlar ve orman tahribi ile oluşmuş sekunder çalılıklar ve otlaklar satılamaz. Çünkü sözkonusu mülk, devleti kuran halkın ortak mülküdür. Ormanın korunması ve işlevlerinin devam ettirilmesi ülkenin barınılabilirliğinin sağlanması için çok önemlidir. Bu ilişki; ülkenin “varolması veya yok olması” ile eşanlamlıdır. Dolayısı ile devleti kuran halkın bu konuda bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi gerekir.

 TÜRKİYE’DE ÇALILAŞTIRILMIŞ ORMANLAR SORUNUNA EKOLOJİ AÇISINDAN BAKIŞ

TOPRAK İLMİ

TOPRAK İLMİ

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ

ORMAN FAKÜLTESİ YAYINLARI

İ.Ü. YAYIN NO : 4261

O.F.YAYIN NO : 462

Prof. Dr. M. DOĞAN KANTARCI

İ.Ü. Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı

İSTANBUL, 2000

Birinci Baskı, Eylül 1987 – İ.Ü. Yayın No: 3444, O. F. Yayın No: 387

İkinci Baskı, 2000 – İ.Ü. Yayın No: , O. F. Yayın No:462

Ö N S Ö Z

İnsanlığın binlerce yıldan beri toprak hakkında edindiği bilgilerin bilimsel bir disiplin  içinde ele alınması, Toprak İlmi ile mümkün olabilmiştir. Asrın başında ilk toprak ilmi kitabını yayınlayan E. Ramann (1911) kitabının önsözünde; «Bilimdeki gelişmeler, toprağın oluşumu, özellikleri ve gelişimi öğretisinin bağımsız olarak ele alınmasını gerektirmektedir» ifadesini kullanmıştır. Toprak İlmi’nin bağımsız bir bilim dalı olarak ele alındığı bu tarihten beri geçirdiği gelişme süreci dikkat çekicidir. Yirminci yüzyıldaki teknolojik gelişime paralel olarak Toprak İlmi’nde kullanılan inceleme teknikleri ve araştırma yöntemleri de gelişmiştir. Bütün bu hızlı gelişmelere rağmen toprak konusundaki bilgilerimizin yeterli düzeye yükseldiği, Toprak İlmi’nin gelişme sınırlarına dayandığı söylenemez. Yapılması gereken pek çok araştırma ve öğrenilmesi gereken pek çok toprak özelliği vardır. Heterojen bir ekolojik
sistem olan toprağın bölgesel farklara göre gösterdiği değişik özellikler ve antropojen etkilere karşı reaksiyonları toprakçıları daha uzun zaman meşgul edecektir.

Türkler tarihin ilk çağlarından beri toprakla çok yakından ilgilenmişlerdir. Türk Coğrafyasındaki toprak bilgisi birikiminin giderek bilimsel bir şekilde sistemleştirildiği anlaşılmaktadır. Hacı İbrahim’in 17. yüzyılın ortalarında yaptığı toprak sınıflandırması sözü
edilen gelişimin tipik bir örneğidir. (Revnak-ı Bostan 1651). Türkiye’de Toprak İlmi’nin son elli yıldan beri giderek daha hızla geliştiği görülmektedir. Bbu gelişme ülkemizdeki toprakçıların bitmek tükenmek bilmeyen enerjileri ve gayretleri sayesinde olmuştur. Ancak toprakların incelenmesi ve araştırılması uzun süreli, yorucu ve yıpratıcı arazi ve laboratuvar çalışmalarını gerektirmektedir. Bu duruma Ord. Prof. Dr. Asaf Irmak, Toprak İlmi kitabının birinci baskısının (1968) önsözünde şu mütevazi ifadesi ile değinmiştir; «Yurt toprak şartlarını öğrenmek ve öğretmek yolunda bir meslek ömrü tüketmiş olmamıza rağmen sadece mahalli şartları yansıtan bir toprak ilminin henüz başlangıçlarında bulunmaktayız». Bahçeköy’de Asaf Bey Hoca’nın geleneğini devam ettirmeğe çalıştığımız 20 yıllık süre içinde ülkemizin topraklarından verebileceğimiz araştırma sonuçları ve örnekler hayli artmıştır.

Ancak bizim de henüz bu yolun başında bulunduğumuz bir gerçektir. Ülkemizin barınılabilirliği ve devamlılığı, topraklarımızın korunması, özelliklerinin öğrenilmesi, bu özelliklere uygun olarak kullanılmaları ve verimliliklerinin arttırılması ile sağlanılabilir. Türkiye topraklarının incelenmesi, öğrenilmesi ve öğretilmesinin daha pek çok toprakçımızın alın terini ve göz nurunu gerektiren kutsal bir görev olduğu inancındayım.

M. Doğan Kantarcı

Bahçeköy, 7.9.1987

 1.Bölüm giriş

2.Bölüm Toprağın Oluşumu

3.Bölüm Toprağın Yapısı ve Bileşimi

4.Bölüm Toprapın Özellikleri

5.Bölüm Toprakta Bitki ve Besin maddeleri

6.Bölüm Toprak Genetiği

7.Bölüm Toprakların sınıflandırılması

8.Bölüm Yararlanılan Kaynaklar